RSS



Fiyat,Maliyet ve Rekabet üçgeninde güçlenmeliyiz

Sal, Nis 12, 2011

Genel

Avrupa Birliği Kobiler için 2013 yılında son bulmak kaydıyla işletmelere yönelik rekabet edilebilirlik projesi kapsamında  3.6 milyar Euro  6 yıllığına para ayırmış durumdalar.Genel itibariyle 5 milyar dolar civarında bir paraya tekabül etmektedir.Yani yıllık 834 milyon dolar yapmakta ve projelere %60 oranında destek vermekteler. Avrupa Yatırım Fonlarında mevcut paraların Avrupa Yatırım Bankası aracılığı ile piyasaya sürüldüğüde başka bir gerçek.Avrupa artık verdiği paranın rantıbıl olup olmadığını denetlemek istiyor.Kriz Avrupa’nın yeniden ekonomi politikalarını gözden geçirmesine sebep oldu.

3.6 milyar euroluk kaynağın çoğu eko inovasyon projeleriydi.Yani geri dönüşüme dayalı projelerdi. Avrupa’da yaşanan mali krizler Kobi Destek Projelerini Avrupa adına olumsuz etkilediler.Avrupa Yatırım Fonu’nun yürüttüğü projeler şu anda tamamen olmasada mali krizlerden dolayı minimum düzeyde.Avrupa Birliği Avrupa’da yaşanan krizlerde ilk defa doğrudan sübvansiyon yaparak bir nevi Avrupa Bankaları aracılığı ile pazarladığı parasını kurtarmaya çalıştı.Avrupadaki mali sistemin zayıflamasında göremediğimiz ana neden ; Avrupada mevcut kobiler  fiyat-maliyet ve rekabeti artık ayarlayamaz konuma geldi.Avrupadaki büyük sanayi kururluşları hariç Avrupa Ticaretinin %60 ı Kobilere dayanmaktadır.Aslında mali krizi Kobilerin zayıflaması tetikledi.Avrupa’da Kobiler  son 10 yıldır maliyet fiyat rekabetinde yetersiz kaldılar .Avrupa Bankaları bugün itibariyle kullandırdığı kredilerin %75 ‘e yakınını Kobilere kullandırdı ve aslında Avrupa Bankaları günümüze gelene kadar kademe kademe Avrupa Yatırım Fonlarınında garantör olması ile birlikte sürekli  kullandırdığı kredileri sübvanse etmeye çalıştı.Avrupa Yatırım Fonları kullandırdığı kredilerin çoğunu Avrupa Ülkelerinde piyasalara bankalar aracılığı ile sürdükleri için Bankalarda bu krizde en büyük hatalıymış gibi gözüksede Avrupadaki riskin sadece %25 ‘ni Bankalar oluşturmaktadır.

Çünkü Avrupa Yatırım Bankası Kobilere Destek Projelerinin çoğunda proje bedelinin %60’nı karşılamaktadır.Geri kalan meblağının bir bütün olarak Avrupa Bankalarınca piyasaya arz edildiği ise diğer bir gerçektir.Buradan gelmek istediğim asıl nokta şu Avrupa Yatırım Fonları  tarafından karşılığı bütçe fazlalarından karşılanan ( eğer hala avrupa bütçe fazlası veriyorsa ) para Avrupa yatırım Bankası aracılığı ile çoğunluğu Avrupa Bankalarınca piyasaya sunuldu.Yani kriz tamamen bankaların mali yapılarının olumsuzluğundan çıkmadı ana nedeni Avrupa yaşlandı ; Avrupa’da üretim yapan kobilerin çoğu dünya ile maliyet yüzünden rekabet edemiyorlar.Bunun için sürekli mali yardım aldılar ama parayı sürekli teknoloji yatırımları ve maliyetleri düşürücü  tedbirler yerine maliyet açıklarını kapamaya harcadılar.Krizde bu noktada kendini gösterdi.Burdan gelmek istediğim sonuç hibe kredilerininde temel mantığı -paranın bir kısmının- geri ödemeye dayanmasıdır.Biz sürdürülebilir büyüme için öncelikli olarak kobilerimizi fiyat – rekabet-maliyet üçgeninde geliştirmeliyiz.Yani üretmek ve ürettiğini satabilmek ; Meselenin temel özü budur.

Burada en etkili olan fiyat – maliyet- rekabet ilişkisini iyi ayarlayabilmektir.Yani Avrupa 3.6 milyar euro projeler için  bizimle antlaşma imzaladı .Ama unutmayalım ki 1959’dan bu yana hibe olarak verdiği toplam para 1.700 milyar Eurodur.3.6 milyar Euro için 2007 -2013 yılı için antlaştık .Bu meblağının çoğunluğunu dikkat ederseniz eko-inovasyon projeler  üzerine kullandırmak istiyor. Nedeni daha  rantıbıl olmasıdır.Avrupa artık kullandırdığı parayı rantıbıl ve etkinliği yüksek sektörlere kullandırmak istiyor. Fakat mali krizden dolayı Avrupa’da şu anda desteklemelerini minimum düzeyde tutmak istiyor.Türkçesi Türkiye’yi biraz daha dışarıda tutmak istiyor.Çünkü Avrupalılar paranın kolay kazanılamayacağını bu krizle daha iyi öğrendiler.Ama biz şunu kabul edelim ki krizi iyi yönettik ve mali disiplinimiz birçok Avrupa ülkesinden iyi durumdadır.Yardımlar GSMH ‘za göre ufak rakamlar ve Avrupa bu rakamlarda bile artık tedirgin.Ama bugün itibariyle bizim kobi politikamız Avrupa’ya göre daha liberal .Avrupa’ya göre daha rekabetçiyiz.Tek sıkıntımız spesifik mamüller ortaya çıkarmamız gerekiyor.Bize ait ve bize özgü olan tüm ürünleri rekabet ortamında hem kaliteli hemde düşük maliyetli üreterek ihraç etmeliyiz.Ara madde üretiminde gayet iyi durumdayız ama totalde bize ait ürünleri yani Türkiye’de ucuza üretebileceğimiz ürünleri ülkemizde üretmeliyiz. Böylece hem maliyet olarak gelişmekte olan ülkelerle rekabet edebiliriz hemde istihdam oranımızı yükseltebiliriz.Ben her şeyin yardım ve hibe olmadığını düşünüyorum.Avrupa bugünlere gelen kadar korumacı politikalarını korudu.Çünkü yıllarca üretimde rakipleri yoktu ve teknolojinin büyük bir kısmı kendi tekellerindeydi.Ama artık 2011 dünyasında rekabet var ve her şeyden önce dünyanın her noktasında teknolojisini kullanabilen ve spesifik mamüller ortaya çıkaran ülkeler mevcut ( Kore –Çin vs. )Avrupa halkının liberal olmadığını düşünüyorum.Avrupa toplumu sübvansiyon beklentisi fazla olan toplum. Biz ise daha rekabetçi ve bence daha üretken bir toplumuz .Bence kobilere hükümetlerin en büyük desteği rekabete dayalı ve maliyetleri düşürücü destekler olmalıdır.Bence krizi az hasarla atlatmamızın sebebide son yıllarda uyguladığımız rekabeti destekleyici ekonomik politikalardır.

Kemal USTOK

Avrupa Birliği Uzmanı

Comments are closed.